25 Şubat 2010 Perşembe

Karısık.

Ben aynı anda mutluluğu yaşarken aynı anda acıya tadanım.
Ben senin yarattığın, görmediğin, duymadığın, bilmediğin
esirinim.
Sen bilmiyorsun.. Her şey ve herkes aklımdan geçiyor da bir tek sen kalıyorsun..


Tutuklu kalıp, vazgeçememek düştü ellerime kaderden.
Neye sahip olduysam, hiç kaybetmeyecek gibi tutundum ellerine.
Oysa her “
Benim” dediğim haber bile vermeden gitti.


" Seni almadan içimden nasıl giderim?”

Gelseydin eğer kendimi bile kovardım yanımdan
Gelmedin yine
kendimsiz kaldım ardından…



Ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında
İki büklüm acılarla …
Patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum
Patlamamaya hazır bir bomba oluyorum
Ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç?
Bende mi eksikti sen de mi fazlaydı sevinç?
Dilsizler yalan söyleyemez anladım,
Ya ben konuşamadım ya sen sağırdın!


Her şeye rağmen bana öyle çok sığdın ki
İçimde kimseye yer bırakmadın


“Gittin değil mi?
Şimdi ne desem kar yağıyor…”

-bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek..


Sevmiyorum de çek git! Ama sevdiğimi sandım deme..
Hayatının bir diliminde olma pahasına sensizliğin kınasını her gece yaşayarak sabah seni kaldığım yerden sevmeye devam ederim..
ßen seni sevmeyi seçerken başkasının yaşamını yaşama bedelini seçtim..


Ben aşkı kırmızı bilirim, sevgilinin göğüslerine dokunan elin yüzüne taşıdığı kırmızıdan, ayrılıkların açtığı görünmez yaralardan kanayan kan kırmızısından bilirim aşkı… Âşıktık ve aşk hep başka bir şeydi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder