8 Temmuz 2010 Perşembe
10 Haziran 2010 Perşembe
Bunu bi de ben anlasam!
Bildiğin hattın uzunluğu 76 km . ve sen bu hatta birisinine aşık oluyorsun, o olmadan yaşayamayacağına inanıyorsun. Dünya'nın çevresi tam 40,076 km ve hiç kimse vazgeçilmez değildir. Meridyenler olduğu sürece asla eşsiz olmayacaksın.
Bütün bunlar ne demek biliyor musun?
Yokluğun hepsinden ağır.
Hiçbirine benzemedi ayrılığın.
Niye benzesin ki?
Hepsinden çok sevilmedin mi?
Tam olarak bu iste.
İstersen hic baslamasın.
Bu hikaye eksik kalsın.
Onca yaraların ardından,
Yeni bir ask yaratamazsın.
-M.M.
İste böyle.
29 Mayıs 2010 Cumartesi
Peki o zaman.
...
Peki o zaman senin istediğin gibi olsun sen de kendine iyi bak.
Hani derler ya!
İşte ben onlardan değilim.
Ben sensiz de yaşarım..
Ama seninle bir başka yaşarım...
Elma-Armut-Elmut.
Sevgili;
Elma dersem çık,
Armut dersem çıkma!
"EL-MUT"..
İster çık, ister çıkma.
Sen bilirsin artık..
Ne varsa bilmedigim.
Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı...
Olamayacağı...
İlk ışıktan sağa dönüyorum hep.
Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.
Şekil değiştirmişiz biz.
Ben giderken, sen gelirken ne varsa bilmediğim;
karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım.
O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan.
Korkmak değil bu.
Korkudan korkmak benimkisi...
Ve anladım ki ayrılığa değil ayrı kalmaya yeniliyor insan...
12 Mayıs 2010 Çarşamba
İste öyle bi' sey seni sevmek.
Avuclarının icine alırsın onu..
Ama bakmak, görmek istersin yasıyor mu diye..
Acaba öldürmüs müsün onu yakalayayım derken diye bakmak istersin ya hani,
Bakamazsın da.
Baksan kacacak eger yasıyorsa;
sımsıkı tutsan ölecek.
İste ben de seni kaybetmeyi göze alamayarak fazla sıktım sanırım seni.
Öldürdüm avuclarımdaki kelebegi.
Özür dilerim..
- Ama sen de bütün kazananlar gibi terk edecektin beni!
6 Mayıs 2010 Perşembe
Adam & Kadın
Adam gitmeli.
Kadın
bitmeliydi.
Adam gitti.
Kadın kaldı,bitemedi.
İşte o gün
ilan edildi.
Aşk bitti.
Adam gitti.
Ayrılık yeni doğan bir
bebekti.
Kadın onu aşksız büyüttü belki ama bırakamazdı,
Annesiydi.
Kader mi?
Gitme dediysem kal iste.
Hiç mi önemi yok bu söylediğimin..
Gururumu dilimin ucundan büyük bir kuvvetle ittim ve söylüyorum..
Gitme,
ne olur!
Beni bende bırak..
Kelebek.Kelebek.
senden kaçar..
En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir
anda gelip omzuna dokunu verir...
Aşk mutlu eder, bazen de üzer ama aşk
özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer..
Cok haklı.
ve o kalp kalbini ansızın terk ederse;
geriye kalan hiçliğin içinde sonsuza kadar düşersin...
Cezmi Ersöz
Sen hangisisin?
“Seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var.”
Olgun sevgili ise:
“Sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum” der.
Öyle iste.
Sana gel diyecek kadar yüzsüz ve alçaksam ne halt edeyim?
Öyleyim işte...
Nazım Hikmet'in Aşkları/Piraye İçin
Benim ki gibi 43 numaraysa neden olmasın? :D
Tuna Kiremitçi
Düstün, düstün!
Gerçeklerin ayağına takıldı, düştün.
Ve birleştirmek yerine parçaları,
Parçalanmış hayatının peşine düştün..
2 Mayıs 2010 Pazar
Mükemmel ikilem
-seni dusunmekle o kadar mesguldum ki, aramayi unuttum.
-beni dusunmeni degil,aramani isterdim.
-seni dusunmezsem, arayamam ki.
-beni dusundugunde de aramiyorsun.
-biliyorum, mukemmel bir ikilem bu...
Ne yaparsam yapıyım
Julie Garwood-Gelin
Bi yere de otur be kardesim!
'aşk', bir türlü kendine ayrılmış yere oturmaz!
Onu bile yapamazsın ki sen!
Sen üzülme,incinme,kırılma ne olursun,
Beni yanlış anlama,darılma ne olursun,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
Cemal safi
Kolaysa sen yap.
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, yoksa degersiz olan hep sen olursun...
Düsün....
Kim üzebilir seni senden başka?
Sen ve digerleri.
sevdiklerim vediğerleri.
sevdiğim insanlar da ikiye ayrilir.
Çok sevdiklerim vediğerleri.
Çok sevdiğim insanlar da ikiye ayrilir.
sen ve diğerleri...
Sunay Akın
Korktu.
Gidip de varamamaktan değil ,
varıp da dönüş yolunu bulamamaktan değil,
dönüp de geride bıraktıklarını yerinde bulamamaktan değil;
bir kendini bulamamaktan, bulduğunda korkmaktan korktu...
Elif Şafak-Pinhan
obaa
bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orda ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır..
Sigmund Freud *
Söz verdi.
Nice yıllar geçiyor ki
bu söz yüzünden gözüme uyku girmedi...
İskender Pala
Sıkıldımsıkıldım.
Sen ise kalmakla ısrarlısın..
Ama ben evde hayvan beslemekten sıkıldım..
Öpersem gecersin.
öpmedim hiç geçme diye!
Dilek Akın
İsterse hic baslamasın!
Onca yaraların ardından,yeni bir aşk yaratamazsın..
MURAHTAN MUNGAN
Beni sevemedin ya!
Ben de gidip herkesi sevdim
Ve kendimi herkese böldüm
Herkese az az düstüm
Ve kimseye yetmedim.
İyi ezberle!
İyi ezberle! Sevmiyordum diyeceksin..
Tanrı bana soracak, niye bu kadar sevdin?
Duyma söyleyeceklerimi, unut gitsin!
29 Nisan 2010 Perşembe
sıradan fikirlere sahip, sıradan bir adamım ve sıradan bir yaşam sürdüm.
bana ithaf edilmiş bir anıt falan yok ortada ve yakın zamanda ismim de hafızalardan silinecek ama yine de tüm ruhum ve kalbimle sevdim bir başkasını ve bu kadarı benim için her zaman yeterliydi.'
25 Nisan 2010 Pazar
onyüzmilyonbinsise
"sen bana çekmişsin. Tükendiğin halde utanmadan ayakta durabiliyorsun hala."
Gör diye degil hani.
Ağladığım için ağladığımı görüyorsun.
Özdemir Asaf - Ağlamak
Gercekten böyle ama!
'Gittiğimden beri yokluğumu hissetti mi hiç? 'diye sormuşsun.
Hayır, hiç hissetmiyorum.Hala benimlesin sanki.
Gittiğinden beri hayvan besliyorum.
ELÇİN GELİR/ACILARIMA TAKSİT YAPINIZ
Ask falan degildi ki!
Paylaşamadık ki hiçbir şeyi ,
Senin payın bende kaldı...yazık
Mesela ben sağ tarafıma yatıp uyurum ,
Solumdaki sen kalbimle ezilme diye ,
Ama senin gözlerin hep kapıdaydı...
Bu aşktan ne zaman çıkacağın belli değildi ,
ve maalesef sevgilim ,
O kapı hep solumda kaldı..
Hala kalbin varsa..
Sena demirci
Sen bilirsin!
Yanımda olsan yine özlerdim...
Ve bil ki bu kadar sevmem senden değil
Gitsen benden...
Ben gidişini bile severim...
Aramızda hep aynı fark...
Sen gitmeyi bilirsin
Ben sevmeyi...
Gitmeyi kim ögretti?
Kalan kimindi?
Bu ayrılığı kim icad etti?
Ve geri dönmemeyi gidenlere,
Kimler öğretti?
yalanyalanyalanyalan.
Öznesi olmayan cümleler gibi değersiz.
Ve senin "N'aber" soruna "iyilik" dediğim kadar yalan..
Korkusundan.
Sorusu,
Çok, çok kolaydır,
ilk isteğin nedir?
Sorusundan.
Çünkü,
O soruyu
Kimse kimseye soramadı,
Korkusundan.
Özdemir Asaf..
Ne alakası olabilirdi?
benim onu sevmemle, onun sevgisinin ne alakası olabilirdi?
Biraz da güzel seylerden susalım.
onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş.
Susuyorum konuşmam gereken yerlerde;
dilimi tutamıyorum
ne zaman susmam gerekse..
Anlatacak çok şeyim olsa da,
emin değilim anlaşılmak istediğimden..
E.Ş.
Yetenek isi.
Elif Şafak-Aşk
22 Nisan 2010 Perşembe
Seni unutmak
Aslinda, sadece "seni unutmaya çalişmak" vardir.
Bir de,
Seni unutmaya çaliştikça
Bir türlü unutamamaya alişmak vardir...
Ben hic buyumedim ki..
Bir oyun, bir
masal değil mi?
Bak, kırıldı oyuncaklarım...
Ömrüm gitti,
Sevdam
bitti...
İnan, ben hiç büyümedim ki...
İcinde sen olunca..
Ve yine içimde sen
Ve yine biliyor musun?
İçimde sen olunca hüzün de güzel...
Vazgectigim oyuncaklar
Sen daha çocuktun,
Büyüdüğünün farkındaydın ama oyuncaklarından vazgeçemiyordun!
Ben büyümüştüm,
Çocuk gibi olduğumun farkındaydım!
Sadece vazgeçtiğim oyuncaklarımı arıyordum…
Elçin Gelir
Yine seninle aldattım.
heyecanlarımı,çocukluğumu, acılarımı aldattım
Seni unuturum diye yaşamaya başladığım her aşkı
Ben yine seninle aldattım..
'Cezmi Ersöz
İcime sıgmıyorsun.
ZAMAN DIŞIMDA KALIYORSUN
SENİN DIŞINDAN SANA BAKINCA
İÇİME SIĞMIYORSUN...
ÖZDEMİR ASAF
21 Nisan 2010 Çarşamba
Tamam kabul!
Sunay Akın
Ya sen beni?
Bir cizgiye vardim seninle beraber
Ve bir gun orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim,
Ya sen beni?
~ Ümit Yaşar Oğuzcan
Bana bir varmış de.. Bir varmış bir yokmuş deme..
Bu da sana son sürprizim olsun.
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla,
g i d i y o r u m . . .
20 Nisan 2010 Salı
Masalmısmıs..
Pinokyo *
orada öylece asılı yapayalnız.
iplerini çekiyorlar, hareket ediyorsun.
ağlıyorsun, yosun tutuyorsun.
yalan söylüyorsun.
ben de söylüyorum evet.
üstelik boyum uzadıkça daha çok yalan söylüyorum,
sen yalan söyledikçe burnun uzuyor.
sen ahşap bir tekillikte yaşıyorsun
ben tüm çoğul imgelere rağmen tekil.
çocuklukta sabitlenmiş olmana rağmen eskiyor tahta bacakların.
benim gözlerimde bir yaşlılık yerleşiyor çocukluğuma rağmen.
titriyor parmaklarım.
bir gülümseme çizmişler yüzüne,
oysa buram buram hüzün kokusu yayılıyor renklerinden.
bense kendi gülümsememi kendim ekledim dudaklarıma.
ama ikimize de yakışmıyor.
ağlıyorum.
ağlıyorsun.
ben ağladıkça nasır tutuyor yüreğim.
sen ağladıkça yosun...
Ellerimde ellerin yerine yagmur..
Korkmuyorum hiç karanlık
Üzerime gel istersen
Sar beni ben kaçıp gitmem
Korkmuyorum artık senden yalnızlık
Korkmuyorum hiç korkmuyorum
Yüreğime vur vur istersen
Kalmadı hiç kaçıp gitmem
Sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
Geceleri başucumda duran yağmur
Avucumda ellerin yerine yağmur
Vur yüzüme vur yüzüme
Saçlarımda nefesin yerine yağmur
Dudağımda dudağın yerine yağmur
Gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Yağmur..
Korkmuyorum artık senden gece
Korkmuyorum hiç karanlık
Üzerime hep gel istersen
Sar beni ben kaçıp gitmem.
Korkmuyorum artık senden yalnızlık
Korkmuyorum hiç korkmuyorum
Yüreğime vur vur istersen
Kalmadı hiç kaçıp gitmem
Sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
Geceleri başucumda duran yağmur
Avucumda ellerin yerine yağmur
Yur yüzüme vur yüzüme
Saçlarımda nefesin yerine yağmur
Dudağımda dudağın yerine yağmur
Gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Daha hızlı yağmur
Yağ hadi yağmur
Ağlar gibi yağmur
Vur yüzüme vur yüzümeee yağmur
Çok kızdın çok kızdın çok kızdın yağmur
Kaybedecek neyim kaldı ne kaldı yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Yağmuuur...
Unutulur gider-
Bu da biter
Bite bite..
Sonunda bende biterim
Olur biter.."
A.Nesin
Öylesine sevmissin.
Beraber inandık,
Yalnız yanıldım.
Ölesiye sevmiştim,
Öylesine sevmişsin..
Kalbin!
Ne çok orospu var..
Satılığa çıkartmışsın ama hala içinde duruyorlar..
Beni sevmeye kalkıyorsun birde
Ne yani?
Patroniçe olmamı mı bekliyorsun kerhanene??
Beşerler- aşkı üstünden çıkar
Yalnızca öptüm*
Beni üzdüğün,yorduğun, yıprattığın gecedir.
Bir kabahat mi gerçekten kendi dışında birine hayranlık beslemek?!
Gerçekten kırıyorsun beni,
Bir nedeni yok, yalnızca öptüm. *
K.İSKENDER
Tekrarlanmaz hic biri.
sana giden yollar kapalı,
üstelik sen de hiçbir zaman
sevmedin beni...
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor,
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini...
Çocukca ve seni üzen girişimlerim oldu,
Bağışla...
bir daha tekrarlanmaz hiçbiri...
Cemal SÜREYA..
Düsman bile degiliz.
Ne ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün...
Ne ben sana kızarım,
Ne de zatın zahmet edip;
Bana küssün..
Artık seninle biz,
'Düşman' bile değiliz.!
Nazım Hikmet Ran
Biraz alıstım, biraz asıktım.
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim…
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil…
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim…
Sorun değil…
Elbet Alışırım…
Biraz alıştım.
Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar…
Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum…
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil!
...................
Can Yücel
Aslında zamanmıs var olanı götüren.
bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına...
Anlamaya çalışmak saçmalık!
anlamadan yaşamak gerekiyormuş. ..
Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına.
Zaman değilmiş gideni getiren,
aslında zamanmış var olanı götüren..
En hos'cakal'sın
Ya olduğun yerde kal’malısın.
Ya da gittiğin yerde...
Sen bu hayatta gördüğüm en hoş ‘çakal’sın neticede…
Heykel mi ne heykeli?
değişmeyeceğine inanan insandır..
Heykelini dikmeye gerek yoktur,
çünkü zaten taştandır… ''
K.İskender
Sen simdi gidiyorsun ya!
Ağlamıyorum merak etme!
Gidiyorsun ya, arkandan su döküyorum sadece..
Uzun bekleyisler..
Bütün bu
bekleyişimi ve öldüğümü unutup..
Çocuklar gibi sevineceğim..
Kalkıp
sarılacağım ellerine..
Uzun uzun ağlayacağım.. ''
~ Ümit Yaşar Oğuzcan
İki yüzlüce..!
vicdanı rahatmış gibi davranır
yalan sözlerle,
ikiyüzlüce...
NİETZSCHE..
19 Nisan 2010 Pazartesi
Kendine veda etmek.
seninle bir ömrün düşünü kuran kendime yakıştıramadım,
“Hoşça kal” kelimesini...
Ama insan diyebiliyormuş işte bazen çok sevse bile.. Hatta canından bile çok!
Bunu yapabilmek için sadece karşındakinin seni sevmediğini bilmen yetiyormuş işte.
Keşke kendini de bırakıp gidebilse insan küçük bi' vedayla, bi' hoşçakalla..
Ama olmuyor.
Gittin.
Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana....
M.M.
Elimde olsa yasıyor gibi yapmayı bırakırdım.
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim.
Daha doğrusu bu aşağılık yere,
Ne gelirdim ne yaşardım ne ölürdüm..
Gereksiz miydi neydi?
burda olduğunda gerekli değildi
burda değildi ya, gitmiş de değildi"
Mutluluga 5 kala.
Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır....
MURATHAN MUNGAN
Sus.
Gitmeni anlarım ama sus!..
Bahanelerini cüzdanına kaldır..
Gitmek zorundayım'la başlayan cümlelerini ağzının içine topla..
Küçükken öğrenememişsin..!
Ağzında yalan varken konuşma..
Az kullanılmıs sevda bırakıyorum sana..
umarım zamanın olur güneşin doğuşunu huzurla izlemek için
bana ait olan ve olmayan,
bütün soruları ve cevapları ardımda bırakarak gidiyorum..
az kullanılmış ve bayandan bir sevda bırakıyorum sana
yolun açık olsun..
Pelin Onay
I wanna touch u but it hurts!
I wanna touch you but it hurts
I wanna feel you girl
And I m OK to let you rule my world
Electric girl!
The way you shine I m going blind
Gotta let me love you girl
Standing there with your lights
You blow my mind
Electric girl, electric girl, electric girl
She s an electric girl in an electric world
Electric girl, in an electric world
She s got a million volts every piece of her body
Strange things going on better leave her alone
A million volts every piece of her body
You better stay back, pass that, leave her alone
Sana baslasam?
Sen daha çabuk bitirirsin işimi,
böyle çok yavaş ölüyorum...
K. İskender
Atesten Kelebek ~
tüm şehir gördü beni,
bir tek
sen görmedin...
pelin onay
Sana acı cektiren.
sen de benim gibi seni sevmeyeni sevdin hep.
Sana acı çektireni…
Seni aramayanı, telefonlarına çıkmayanı,
çıkınca seninle bir küfür
gibi konuşanı sevdin…
Sen de benim gibi seni incitip üzeni sevdin hep.
18 Nisan 2010 Pazar
Ne güzel demis Murphy :p
Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.
Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.
Bir şeyin olma olasılığı, istenme olasılığı ile ters orantılıdır.
Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.
Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.
Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.
Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir...
Nasıl bi' büyü bu ?
Bihter: Ben niye defalarca bitsin dediğim halde kopamıyorum senden? Kaç kere kesin karar verdim uzaklaşmaya senden. İki adım öteye bile gidemedim. Her seferinde daha hızlı bir şekilde geri döndüm, yine kollarında buldum kendimi.
Behlül: Ellerimden tüy gibi uçup gidiyorsun bazen. Canım yanıyor o zaman. Ben de hırslanıyorum, hırçınlaşıyorum. Beynimden uzaklaştırmak istiyorum seni. Çekip almak.
Bihter: Tango yapar gibi birbirimizin etrafında dönüp duruyoruz. Bir uzaklaşıp bir sarılıyoruz. Nasıl bir büyü bu, nasıl bir tutku? Bazen sakin, bazen hırçın. Tam bitsin artık sessizlik istiyorum derken yükseliyor yeniden. Birileri etrafımızı çevirmiş bizi izliyor, biz dans ediyoruz. Ne kadar sürecek bilmiyorum ama içimizdeki müzik bitmeden sahneden çekilmeyeceğiz bunu biliyorum.
Ask Acıyı Sever.
Açık denizlere yüreğini serer
Ne rüzgarlar ondan korkutur beni
Kalbin yoktur ezberi
Unutur üzenleri
Ne de yağmurlar korkutur beni
Aşkın yoktur ezberi
Acıyı sever
Üzeni unutur unutulur gider
Gönül avunur yeni bi kalp sever
Her insan kaderini kendisi çizer
Aşk için unutulur değer
Acısı geçer gider
Ne yağmurlar ondan korkutur beni
Aşkın yoktur ezberi
Acıyı sever
Veda gibi bi' sey.
Bi' cok sey degismisti dünden beri ..
Henüz sen bunu bilmesen de, farketmesen de, hic bilmicek olsan da..
Hatta belki adımı bile degistirbilirim.
Kırmızı olmamalı artık adım..
Cunku ben 'kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim!'
Cok sevdigim birini hic kaybetmemistim ya da onu kendi ellerimle baskalarına dogru iteklememistim hic.
Bunu yapmak zormus. Bugün anladım.
Dogru mu yanlıs mı sorgulanmamalı..
Cunku ben senin dusuncelerini, duygularını bi' türlü cözemiyorum.
Ömür boyu bunu dusunmektense bu defteri kapatmak daha mantıklı geldi sanırım dün.
Sevmek beyin isi degil kalp isiydi ama senle ben bunu sürekli beynimizle yapmaya calıstık.
Davranısların sadece kalbimin isin icinde olmasına bi' türlü izin vermedi.
Üzgünüm sen de suclusun ben de sucluyum.
Cok seven gider miydi?
Gidiyormus iste..
İnsan mecbur kalınca gidebiliyormus.
Hatta bunu ben bile yapıbiliyormusum kendime ragmen!
Artık sadece seninle birlikte yasadıklarıma degil yasayamadıklarıma üzülüyorum;
yasadıklarımız yalan dolan bile olsa!
Kac yüzyıllık iskence bu?
Kac yuzyul daha devam edicek?
Hayata baglanmak icin ayaga kalmıstım.
Evet bunu basardım hayata baglandım gun gectikce.
Oysa atladıgım ufak bi ayrıntı vardı: HAYAT SENDİN.
Ve ben kopmaya calıstıgım seye daha da cok baglanmıstım her gecen gun.
İste bu yuzden acı cekiyorum ya simdi!
Bak yine aynı yere geldik..
Her sey benim sucum.
Senin icin yaptıklarından haberin bile yok.
Tıpkı senin icin vazgececeklerimden ve vazgecmis olduklarımdan haberin olmadıgı gibi.
Oysa senin icin senden vazgectim ben
Bu ne kadar büyük bi fedakarlık anlayabilir misin?
Umarım anlar ve bana hak verirsin.
Bana kızmaz ve yine umarım ki hep mutlu olursun!
Elveda.
Sürünür gidersiniz..
Dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...
Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz...
C.D.
Lütfen..
Çok fena inanırım.
İnan ki sonra bana, hiçbir gerçeği anlatamazsın..
Gercekten gidiyorum bu kez!
Simdi sen,bu yazılanları kaldıramayacak kadar ufak,
uğruna bunca dizeyi yazdıracak kadar büyüksün bende..
İçimde sana dair tek bir harf bile gizlemedim!
artık gidebilirim..
müsadenle..
Elif Safak gibi düsünmek, hissetmek!
Faniliğimiz, zayıflığımız, zaaflarımız...
İnsan olmanın, insan 'olamamanın' ağırlığı ciğerlerime doluyor.
Nefes alamıyorum..
Elif Şafak
İcime öyle bi' islemissin ki ..
içime öylesine işlemişsin ki, bir başkasına nasıl aşık olabilirim?
Senin kalbinde benimkiyle birlikte atıyor, bunu inkar etme!
17 Nisan 2010 Cumartesi
Tekrar!
Gidişinin ardından hemen unuttum seni!
Unuttum! Unuttum! Unuttum!
Unuttuğumu unutup, utandım sonra!
Utancımdan utanıp tekrar unuttum seni!
Tekrar! Tekrar! Tekrar!
Sizofrenik Aska Mektuplar
Sonra, "Gitme, Kal!" dediniz...
Hiç farkında olmadan, bir tek sözünüzle ittiğiniz o uçuramdan,
son anda yakaladığınız ellerimle çekip çıkardınız beni.
Degismek!
Her hakiki aşk, umulmadık değişimlere yol açar.
Aşk bir milad demektir.
Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan, onun için yapabileceğin en anlamlı şey,
''Değişmektir !''
( Elif Şafak - Aşk )
Bırak
ağırlaşır yağmurun iade etmediği karanlık
b ı r a k g i t s i n!
hiçbir caddeye çıkmayacak o sokak artık.
küçük İskender..
Herkes ve Kimse
Adam azaldı, sevgi elden gidiyor.
bana sen haklısın diyorlar, hayır hayır, ben çok haklıyım bilen biliyor.
Bu yarışın dışında kalanlar, adamı sevgi, sevgiyi de adam ediyor..
Özdemir ASAF
Pinokyo
burnu uzadı…
Yine yalan söyledi, burnu yine uzadı, pinokyo yalanlarına devam etti, burnuda uzamaya…
uzadı… uzadı… uzadı…
derken bir gün, pinokyonun ayağı takıldı düştü, burnu kökünden kırıldı…
Ondan sonra ne kadar yalan söylerse söylesin pinokyonun burnu birdaha uzamadı…
pinokyo da yalan söylemeye alıştı…
Bitti mi?
diye sordu
Hiçbir şeyi tamamlayamadım
bitti diyemem
Belki, yarım kaldı demek daha doğru
k.iskender
Gittin!
Dudagima, çocuksu susuzlugumla asla doyamadigim öpücüklerinden birini kondurup gittin.
"N'olur öyle bakma bana" dedin en son...
Daha birkaç dakika önce, gözlerimde varliginla alevlenen yasam sevincinin
yerine, boyun egmis, donuk ve daha simdiden hasretinle kavrulmus bir
karanligi birakip gittin...
Kalple Beyin
-Beni sevdiğine dair kanıt göster.
-Kanıt inancı öldürür. Eğer kanıt gösterirsem seni sevdiğimi bilirsin.
Ben “seni sevdiğimi bilmeni” değil, “seni sevdiğime inanmanı” istiyorum..
-Neden?
- Çünkü bilmek beyinle inanmak kalple yapılan iştir. Kalbini beynine tercih ederim..
Gidiyorum
Bir kez olsun mutlu bir hayat yaşamak istiyorum, bu sebeple gidiyorum.
Teşekkür ederim; bana tüm söylediklerin için.
Teşekkür ederim; beni sevmiş olduğun için.
Ama ben kendimi kandırmayı bırakıyorum da seni unutamıyorum.
Bak bana, ruhum kanıyor...
Murathan Mungan
Kediler
Kalbur zaman içinde
Çok uzak değil yakın bir ülkede
Sevimli, uslu, küçücük gözlü
Küçük kediler yaşarmış.
Yemekleri ortak, yatakları birmiş
Sevinçleri hepsininmiş
Duman rengi, açık kahverengi
Küçük kediler yaşarmış.
Yakın ülkenin yanında
Dönemeci dönerken
Rüzgarların sağında
Ormanların solunda
Sesli, hırslı, kocaman gözlü
Büyük kediler yaşarmış
Sabahları çalışmakla
Geceleri düşünmekle
Sabahları okumakla
Akşamları konuşmakla…
Yorgun gözleri, şişmiş elleri
Büyük kediler varmış.
Siz kardeşler
Hangi kedileri seversiniz?
Hangi kediler gibi
Yaşamak istersiniz?
Sevimli, uslu, sesli, hırslı
Hangi kedilerdensiniz?
Bülent Ortacgil ( :
Yasamak
Gitmesi için bir neden yok. Sen duymak istemiyorsun dediler.
Sonra aldatıldım. Bu sefer bacaklarım gitti. Aldatıldığını kabullenirsen düzelir dediler.
Kabullendim. Bacaklarımı geri almayı başardım ama kulaklarımı alamadım.
Tekrar âşık oldum. Terk edildim Bu sefer ellerim gitti.
Reddettim. Aşk yüzünden olamaz dedim.
İçindeki adam seni kandırıyor. Deli Hastanesine yatmalısın dediler. İçimdeki adamın varlığına inandım.
Ağrıdan yerlerde sürünürken, onu yenmek için ilaç almayı reddettim.
Sonra, Pardon biz yanılmışız. İçinde başka bir adam yok. Sen gerçekten hastaymışsın dediler.
Ve en sonunda gözlerim güneşe veda etti
Yapılacak bir şey yok. Kabullenmelisin. Kör ve sağır bir şekilde yaşayabilirsin’ dediler.
16 Nisan 2010 Cuma
Oyun
Hazır sen bu kadar kaptırmışken rolüne kendini...
Perdeler kapanmadan son bir kez, hayran bıraksaydın beni kendine...
Öyle ki bende alkışlarla uğurlasaydım seni..
Cezmi Ersöz
Sen olmasaydın!
Benim için, senin listeni…
Bir liste hazırla. Yaz alt alta; yaptıklarını düşünerek, bugüne kadar…
De ki: “Sen olmasaydın, şunu yapmazdım!…”
*
Ben olmasaydım yapmayacağın şeylerin listesini sırala alt alta veya eğer ben olmasaydım hayatında, bu şekilde yapmayacağın şeyleri sırala… Ben olduğum için yaptıklarını/yapmadıklarını görmüş ol.
Önce kendin için yap bunu, bana gösteremesen bile!..
Ya da bir kendin için yap, bir de benim için. Ayrı ayrı…
*
Bunlar, bencilliğin ve sencilliğin listesidir, ama daha da derini; bizcilliğin!..
Mühimdir;
Sadece zihnimizde kalsa bile…
*
De ki: “Sen olmasaydın hayatımda, şu işi bu şekilde yapmazdım; sen olduğun için o şekilde yaptım… Sen olduğun için filan yere gitmekten vazgeçtim… Sen burada olduğun için yanında kalmayı seçtim… Sen hayatımda olduğun için…”
*
Listelerin birinde beni kandırabilirsin emin ol, ve rahat ol; hatta kandırmaya çalışmanı da dilerim…
Ama kendi listen, yutulmuş jiletler gibidir; kırmızı izler bırakır zamanla, içinin yollarında!..
*
Sevmek; ateşi tutmaya benzer…
Sevmek; ateşi yutmaya benzer; yutmazsan, elinde tutamazsın!..
*
Hadi… Bir liste yap bana; ve kendin oku!..
Sendeki değerim işte budur!..
Yedek Sevgili..
beni terk edenlerden tek isteğim olurdu. "ne olur, bir daha beni aramayın! çünkü ben kolay unutamıyorum. çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. çocukluğumun o güzel bahçesini." böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni... soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim... o, yedek sevgili!..
Cezmi Ersöz
Bekle Dedi
Ben beklemedim, o da gelmedi...
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...
Özdemir Asaf
Acı gibi bi' sey.
Acıydı!
Acıttı! Sonra!
Sonra kanattı!
Aşkın ölümü gerçekleşti...
Artık sadece makinaya bağlı yaşatabiliyorlardı!
Sen!
Pardon siz demeliydim!
Siz kaç yüzlüydünüz!
Ben yanlışlıkla hanginizi sevdim?!
Gitme..
Gitme ben bütün günümde aklımdan geçirmişken seni... Kendimi sana hazırlamış, soyunmuşken sana ve dikilirken karşında tüm çıplaklığımla... Gitme...
Azıcık anlam kattıysam hayatıma, bil ki senden... Yüzüm değil, gözlerimin içi gülüyorsa bir nebze, bil ki senden... Kalbim yerinden çıkacak gibi oluyorsa söylediğin bir güzel sözde, varlığınla kanatlanırken midemdeki kelebekler, yokluğunla büzüp kanatlarını siniyorsa bir köşeye senden sevgili, senden...
Şimdi bir tutam bal çalıyorsun dudaklarıma ve kalkıp gidiyorsun yanımdan. Sana susuzluğumla kalıveriyorum ardında... Yüzüm düşüyor hemen, gözlerim bulutlanıyor... Yanaklarım "yağmur yağdı, yağacak" korkusuyla bekliyor... Titriyor dudaklarım... İnanabilmek için gidişine, izliyor bakışlarım benden uzaklaşan her adımını...
Sözlerim boş, sözlerim anlamsız, biliyorum. En "sen" olduğum zamanlarda kalkıp gideceksin böyle... Ben her seferinde yeminler edeceğim "Gardımı düşürmeyeceğim bir daha... Bir daha bu kadar gafil avlanmayacağım ayrılıklara!" diye... Yine tutamayacağım. Her gidişin yeminimi bozdurup, yeniden yeminler ettirecek... Sen gideceksin ben ardından bakacağım sevgili...
Gerisi boş... Gittiğin her an düşüneceğim o an ne yaptığını... Hangi evde, hangi odada, kimle uyuduğuna takılıp duracağım... "Yoksa?" diyecek olacağım, sonra kovalayacağım bütün şüphe uyandıran soruları... İnanmak isteyeceğim bensiz hiçbir tene değmediğine teninin... İnanmak isteyeceğim, gözünü açtığında aklına geleceğime... İnanmak isteyeceğim, belki de inandıracağım kendimi bu avuntulara... Ama içten içe bileceğim sevgili... Bileceğim avuntularımın zaman zaman gerçek olmadığını...
Sen hep böyle gideceksin ben hep bakakalacağım ardından gidişine... Gün gelecek gelişlerin önemsizleşecek gidişlerinin yanında... Yüreğimdeki taşın ağırlığını taşıyamayacak güçsüz kelebekler...
Ya gel, gitme hiçbir zaman... Ya da git, gelme bir daha sevgili... Ağır bu yüreğe bu bekleyişler...
14 Nisan 2010 Çarşamba
Romantik
Rüyalarda yaşarmış
Romantikmiş
İstemeden vedalaşmış
Romantikmiş
Rüyalarda yaşarmış
Sevmekten , kaybetmekten korkarmış
Aşk olmazsa belki mutluluk olurmuş
Ya da yokmuş
Sadece bir rüyaymış
Aşk ateşmiş bir yanlış anlamaymış
Sevmekten , kaybetmekten korkmakmış
Gün batımında bu mutsuzluklar
Nerden kondu kalbime bulamadım da
Romantiktir
Ya hiç gelmez aklına
Ya gerçek değilse hep inandığı dünya
Bizi üzen neyse burda bitsin
Sende kalsın, kalsın yarım
Tadın kaldı
Bende kalsın, bende tadın
Bir daha dokunursan
Bir kez daha bana, dokunursan
Karışırız
Karışır dünLe yarın
Bizi üzen neyse burda bitsin
Bizi üzen neyse burda bitsin
Yarım kaldı
Sende kalsın, kalsın yarım
Tadın kaldı
Bende kalsın, bende tadın
Bir daha dokunursan
Bir kez daha bana dokunursan
Karışırız
Karışır dünLe yarın
Bizi üzen neyse burda bitsin
Bizi üzen neyse burda bitsin
Bizi üzen neyse burda bitsin
11 Mart 2010 Perşembe
Bir sen varmıssın.
Karanlıkmışsın onun uçları kırık saçları gibi
Hemen arkandan o yürür
Kanı aktıkça korkusu gözlerinde büyür
Bir sen varmışsın ve biri bekliyor seni
Dağınıkmışsın onun en yakını, yorganı gibi
Her rüyanda gizlice uyur
İstemezsen yalnızlığa uyanmaya mecbur
Dileğini tutmuş sayar, sonsuzdan geri
Yanarken yanakları üşürmüş elleri
Ah dönebilsen, bakabilsen geri
Unutmuştun, hatırlarsın belki ismini
Yağmurlar yağdığında biri geçerken yanından ellerine
Tutunur
Yağmurlar durduğunda biri kaybolur aniden,bilerek unutulur, unutulur
28 Şubat 2010 Pazar
26 Şubat 2010 Cuma
"YAŞANAN HERŞEYİN BİR SEBEBİ VARDIR"
1. Seni sen olduğun icin değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.
2. Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.
3. Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez.
4. Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.
5. Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiç bir zaman ulaşamayacağını bilmektir.
6. Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.
7. Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin fakat bazıları için sen bir dünyasın.
8. Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.
9. Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.
10. "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin.
11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.
12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.
13. Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.
Gitmek.
Her şeyi bu evde bırakıp baştan başlamak hayata.
Telefon konuşmalarını mesela.
Onları en güzel yağmurların ıslattığı pencerenin önünde bırakıp gitmek.
Sonra rüyalarım,
Onları da yatağımın yanındaki duvarda bırakmak.
Mutluluklarım,
Pencereden dışarı salıverilmiş ve gidip onları bana getirmeni beklercesine çam ağaçlarının dallarına takılan.
Gülüşlerim,
Aynaların derinliklerine kaçan.
Umutlarım,
En karanlık gecelerde beni terkeden.
Hayallerim,
Yıldızlardan daha parlak ve şimdi hatıralara sakladığım.
Gözyaşlarım,
Sana hiç değmeyen.
Bırakıyorum hepsini.
Yeni mutluluklar, yeni gülüşler, yeni umutlar, yeni hayaller istemiyorum senden başka.
Sadece bırakıyorum işte, sebepsizce˛˛
Mutluluk.
Çünkü; gereğinden fazla özler dünü,
Hakettiğinden fazla düşünür yarını
Ve hiç haketmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü...
Her insan mutlu olamaz...
Çünkü; gereğinden fazla özler hayatından çıkanları
Hakettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri
Ve asla göremez yanıbaşındakileri...
25 Şubat 2010 Perşembe
Seni Seviyorum..
günlerden ne hatırlamıyordum..
ne zaman gözümü açsam geceye denk geliyorum..
günlerdir gündüzlerime ne oldu diye düşünürken...
aklıma sen düştün yine..
Kimsenin tanımadığı Bir sahil lokantasında.. tanımadık insanlara seni fısıldıyordum.. oysaki..
Oysaki ben kurduğun bütün tuzakları tapınak bildim..
nereye düşürdüysen gülmelerini..hep
dizlerimde gülen yaralarım...
sen değil ben hep kendimi yaraladım..
bugun.. heryerde bi heyecan var..
biliyorum..
tek başıma ıslak kaldırımları sayarken heryerde gördüğüm kalp çarpıntılarını daha bir içimde hissediyorum..
kırmızı güller daha bir heyecanla satılıyor kaldırım kenarlarında..
insanlar daha bir sıkı sarılıyor sevdiklerine..
son kez sarılır gibi..
Eli yüzü çizik dolu küçük bir çingene kızı yanastı yanıma....
Sevgililer günün kutlu olsun dedi..
hiçbir günün diğerinden farkı yok sen yokken..
bugunun ne özelliği olacak ellerim boşlukta gezinirken..
Bugun..
birini sevmek için değil.. Sevgini göstermek için var..
Ah sevgilim..
Sen beni birde başkasını sevemezken görseydin..
Sevmeyi beceremezken..
Elinin elimin içinde terlemesinden anlıyorum..
Ben hala...
Seni seviyorum...
Ask.
YollarÖnümüzde yine sokaklarKalabalık, gri kaldırımlarİnsanlarİnsanlarYalnız ve umutlu BittiBitmez dediğimiz masallarElimizde kalan yalanlarUfalmışİncinmişOyunlar ElleriSanki hep ellerimdeKalbiKalbimdeVe gözlerinden akan yaş Sanki içimdeKırık bir cümleHala içimdeYağmurSesini duyunca sendeBeklersin, pencerendeBelki geri gelir diye Elinde yüzünde rüzgârOynatır hüznü içindeBembeyaz karElleriyleDokunur yorgun yüzüne BittiSevdiğin o şarkı şimdiKaybolmuş bir çocuk sesiUnutulmuş gibi Bir kuşun kanadındadır aşkŞimdiKayan bir yıldız gibiOrtasından delerGeceyi
Hayat.
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı, asla. Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim, daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim birçok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu. Hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten: Anlar sadece anlar
Sizde anı yaşayın.
Eğer yeniden başlayabilseydim.
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır.
Çocuklarla oynardım. Bir şansım daha olsaydı eğer.
Ama işte seksen beşindeyim ve biliyorum...
Ölüyorum.
Jorge Luis BORGES
Masallar ve Gökten Düsen Elmalar..
Hayaller.
Silebilecek misin yaşanmışlıkları.
Ben de gelmeyecek miyim yüreğinde, gittiğin her yere?
Gidecek misin?
Yitecek misin?
Yitirecek miyim senden kalan ne varsa.
Bu kadar kolay olacak mı?
Nereye kadar kaçabileceksin kendinden, yüreğinden, benden?
Bir son var mı gerçekten bizim için.
Sensiz bir son yazmamıştım ben hayallerime..
Geriye Kalan.
Onu büyüten zamanken; seni büyüten aşk olur, acı olur.
Sen değişmezsin. O değişir, sevgisi değişir..
o aşık olduğun bakışlar değişir.
Yerinde taştan bi adam; sadece bakıyor olmak için bakan gözler bulursun..
Ve bunun acısı da sana kalır.
Sen içindeki aşkla yanarken onun buz gibi gözlerine bakamazsın.
Baktığında görmeye alışkın olduğun sevgi tutku aşk..
Bunları bulamadığında buna katlanmayı öğrenmek de sana düşer..
O sessizce zamanla değişirken, sen zamanın getirdiği acılarla değişmek zorunda kalırsın..
Onsuzluk fikriyle yaşamaya çalışırsın..
Sen onunla gittiğiniz yerlere gidemez,
Kokusunu duymamak için nefes almadan yaşamayı denerken,
Anıları içinden atmaya çalışırken..
Görürsün ki o mutlu.. Her şeyi silip atabilmiş içinden.. tek kelimeyle..;
BİTTİ.
O seni bitirmiş.. Ve yeni başlangıçlar yapmış çoktan..
O büyük aşktan geriye kalan bu mudur?
Bu büyük aşıkların hak ettiği son bu mudur ?
Ya da sonu böyle biten bir şey gerçekten aşk mıdır?
Aşk var mıdır ??
Karısık.
Ben aynı anda mutluluğu yaşarken aynı anda acıya tadanım.
Ben senin yarattığın, görmediğin, duymadığın, bilmediğin esirinim.
Sen bilmiyorsun.. Her şey ve herkes aklımdan geçiyor da bir tek sen kalıyorsun..
Tutuklu kalıp, vazgeçememek düştü ellerime kaderden.
Neye sahip olduysam, hiç kaybetmeyecek gibi tutundum ellerine.
Oysa her “Benim” dediğim haber bile vermeden gitti.
" Seni almadan içimden nasıl giderim?”
Gelseydin eğer kendimi bile kovardım yanımdan
Gelmedin yine kendimsiz kaldım ardından…
Ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında
İki büklüm acılarla …
Patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum
Patlamamaya hazır bir bomba oluyorum
Ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç?
Bende mi eksikti sen de mi fazlaydı sevinç?
Dilsizler yalan söyleyemez anladım,
Ya ben konuşamadım ya sen sağırdın!
Her şeye rağmen bana öyle çok sığdın ki
İçimde kimseye yer bırakmadın
“Gittin değil mi?
Şimdi ne desem kar yağıyor…”
-bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek..
Sevmiyorum de çek git! Ama sevdiğimi sandım deme..
Hayatının bir diliminde olma pahasına sensizliğin kınasını her gece yaşayarak sabah seni kaldığım yerden sevmeye devam ederim..
ßen seni sevmeyi seçerken başkasının yaşamını yaşama bedelini seçtim..
Ben aşkı kırmızı bilirim, sevgilinin göğüslerine dokunan elin yüzüne taşıdığı kırmızıdan, ayrılıkların açtığı görünmez yaralardan kanayan kan kırmızısından bilirim aşkı… Âşıktık ve aşk hep başka bir şeydi…



