8 Temmuz 2010 Perşembe

....

Yürek ayrılmalı önce, beden degil.
Ben sana yüregimle ayrılıyormus gibi yaptım.. 

10 Haziran 2010 Perşembe

Evet evet.

Herşeye rağmen sen bir parça benimdin,

ben bütün ruhumla senin..


RNG

Bunu bi de ben anlasam!

Bildiğin hattın uzunluğu 76 km. ve sen bu hatta birisinine aşık oluyorsun, o olmadan yaşayamayacağına inanıyorsun. Dünya'nın çevresi tam 40,076 km ve hiç kimse vazgeçilmez değildir. Meridyenler olduğu sürece asla eşsiz olmayacaksın.

Bütün bunlar ne demek biliyor musun?

Kimseye benzemiyor gibisin.
Yokluğun hepsinden ağır.
Hiçbirine benzemedi ayrılığın.
Niye benzesin ki?
Hepsinden çok sevilmedin mi?

Tam olarak bu iste.

İstersen hic baslamasın.

 

Bu hikaye eksik kalsın.

 

Onca yaraların ardından,

 

Yeni bir ask yaratamazsın.

 

-M.M.

İste böyle.

Tanrı çok karışık.
Mandalinayı kolaylık olsun diye yememiz için hazır ve kendinden dilimli bir biçimde yaratırken;
Kadınları, kalplerini kıran davranışların sahibi insanlara takıntılı ve hastalıklı bir biçimde bağlanıp, hayatlarını ısrarla onlarla dolduracak bir biçimde yaratıyor.
Bu da Gri renginin ne kadar boktan bir renk olduğunun bilimsel açıklaması.

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Peki o zaman.

Kendine iyi bak derler ve giderler
...
Peki o zaman senin istediğin gibi olsun sen de kendine iyi bak.

Hani derler ya!

Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye..
İşte ben onlardan değilim.
Ben sensiz de yaşarım..
Ama seninle bir başka yaşarım...

Bir varmıs, birden yok olmus!

Bana bir varmış de.
Bir varmış bir yokmuş deme. 
İçime dokunuyor.

Elma-Armut-Elmut.

Sevgili;

Elma dersem çık, 

Armut dersem çıkma! 

"EL-MUT".. 

İster çık, ister çıkma. 

Sen bilirsin artık.. 

 

 

Ne varsa bilmedigim.

Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense.
Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı...

Olamayacağı...
İlk ışıktan sağa dönüyorum hep.
Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.

Şekil değiştirmişiz biz.
Ben giderken, sen gelirken ne varsa bilmediğim;
karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım.
O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan.
Korkmak değil bu.

Korkudan korkmak benimkisi...
Ve anladım ki ayrılığa değil ayrı kalmaya yeniliyor insan...

Hayatında hic olmadım!

Ben hiç aldanmadım
Yanmadım
Kanmadım
Farz et, hayatında hiç olmadım!


-A.Y.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

İste öyle bi' sey seni sevmek.

Hani bi' kelebek yakalarsın ellerinle.
Avuclarının icine alırsın onu..
Ama bakmak, görmek istersin yasıyor mu diye..
Acaba öldürmüs müsün onu yakalayayım derken diye bakmak istersin ya hani,
Bakamazsın da.
Baksan kacacak eger yasıyorsa;
sımsıkı tutsan ölecek.
İste ben de seni kaybetmeyi göze alamayarak fazla sıktım sanırım seni.
Öldürdüm avuclarımdaki kelebegi. 
Özür dilerim..
Ama sen de bütün kazananlar gibi terk edecektin beni!  
Isın Acun ~

6 Mayıs 2010 Perşembe

Adam & Kadın


Adam gitmeli.
Kadın
bitmeliydi.
Adam gitti.
Kadın kaldı,bitemedi.
İşte o gün
ilan edildi.
Aşk bitti.
Adam gitti.
Ayrılık yeni doğan bir
bebekti.
Kadın onu aşksız büyüttü belki ama bırakamazdı,
Annesiydi.

Kader mi?

başına gelen her şeyin bir anlamı olduğunu söylüyordu; bu anlam, herkesin kaderinin önceden çizilmiş olduğunu kanıtlamaktı.  bunu kavradığımız zaman, dünyanın, Tanrı'nın bir eğlencesinden başka bir şey olmadığını da anlarız...

Gel!


Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...


Orhan Veli Kanık

Ben degil bu dünya fahise!

Büyük fahişesin dünya!
İçine giren çıkan belli değil.
-Dilek Akın

Gitme dediysem kal iste.

Gitme..
Hiç mi önemi yok bu söylediğimin..
Gururumu dilimin ucundan büyük bir kuvvetle ittim ve söylüyorum..
Gitme,
ne olur!
Beni bende bırak..

Kelebek.Kelebek.

Aşk bir kelebek gibidir,peşinden koştukça hep
senden kaçar..
En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir
anda gelip omzuna dokunu verir...
Aşk mutlu eder, bazen de üzer ama aşk
özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer..

Cok haklı.

Hayata yalnızca bir sevgilinin kalbinden tutunursan eğer
ve o kalp kalbini ansızın terk ederse;
geriye kalan hiçliğin içinde sonsuza kadar düşersin...
Cezmi Ersöz

Sen hangisisin?

Olgunlaşmamış sevgili der ki:
“Seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var.”
Olgun sevgili ise:
“Sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum” der.

Öyle iste.

Yeryüzünde hiç bir insan hiç bir insana benim sana yaptığım kötülüğü yapmamıştır.
Sana gel diyecek kadar yüzsüz ve alçaksam ne halt edeyim?
Öyleyim işte...

Nazım Hikmet'in Aşkları/Piraye İçin

Benim ki gibi 43 numaraysa neden olmasın? :D

Kül kedisi ne yapsın, kendisini ancak ayak numarasından tanıyabilen bir salağı...

Tuna Kiremitçi

Düstün, düstün!

Aslında sen porselenden bir düştün
Gerçeklerin ayağına takıldı, düştün.
Ve birleştirmek yerine parçaları,
Parçalanmış hayatının peşine düştün..

2 Mayıs 2010 Pazar

YAAAA

Kanayan yaralarına kan dursun diye başka bedenler basarsan, mikrop kaparsın...
MurathanMungan

Mükemmel ikilem

-neden beni hic aramadin? diye sordu.
-seni dusunmekle o kadar mesguldum ki, aramayi unuttum.
-beni dusunmeni degil,aramani isterdim.
-seni dusunmezsem, arayamam ki.
-beni dusundugunde de aramiyorsun.
-biliyorum, mukemmel bir ikilem bu...

peh- tersten oku-

Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil.

Ne yaparsam yapıyım

Özlüyorsun değil mi?Seni ne kadar mutlu edersem edeyim,kırlangıçları hep özleyeceksin.
Julie Garwood-Gelin

Bilmiyordum ki.

yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti!

Haydi hep beraber susalım.

Söylenemiyor çok şey susmadan..
özdemirasaf*

Bi yere de otur be kardesim!

hayata en çok benzeyen oyuncak puzzle'dır.
'aşk', bir türlü kendine ayrılmış yere oturmaz!

Onu bile yapamazsın ki sen!

Çağırsam bile gelme,yorulma ne olursun,
Sen üzülme,incinme,kırılma ne olursun,
Beni yanlış anlama,darılma ne olursun,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Cemal safi

Kolaysa sen yap.

Gidene kal demeyeceksin...
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, yoksa degersiz olan hep sen olursun...
Düsün....
Kim üzebilir seni senden başka?

Sen ve digerleri.

Benim için insanlar ikiye ayrilir.
sevdiklerim vediğerleri.
sevdiğim insanlar da ikiye ayrilir.
Çok sevdiklerim vediğerleri.
Çok sevdiğim insanlar da ikiye ayrilir.
sen ve diğerleri...
Sunay Akın

Korktu.

Korktu.
Gidip de varamamaktan değil ,
varıp da dönüş yolunu bulamamaktan değil,
dönüp de geride bıraktıklarını yerinde bulamamaktan değil;
bir kendini bulamamaktan, bulduğunda korkmaktan korktu...

Elif Şafak-Pinhan

obaa

bir insan bir yere bakıyorsa orda ilgilendiği bir şey vardır,
bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orda ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır..
Sigmund Freud *

Söz verdi.

O ki; rüyana gireceğim diye söz verdi...
Nice yıllar geçiyor ki
bu söz yüzünden gözüme uyku girmedi...
İskender Pala

Sıkıldımsıkıldım.

'Biliyorsun ki, gitmeni istiyorum...
Sen ise kalmakla ısrarlısın..
Ama ben evde hayvan beslemekten sıkıldım..

Öpersem gecersin.

Ki çok sevdiğim bir yaraydın nefesi dudağımın ucunda,
öpmedim hiç geçme diye!
Dilek Akın

İsterse hic baslamasın!

İstersen hiç başlamasın, bu hikaye eksik kalsın.
Onca yaraların ardından,yeni bir aşk yaratamazsın..
MURAHTAN MUNGAN

Alıntısız.

Ben sana sevmeyi ögrettim
Sen beni sevemedin.

Beni sevemedin ya!

Sen beni sevemedin ya
Ben de gidip herkesi sevdim
Ve kendimi herkese böldüm
Herkese az az düstüm
Ve kimseye yetmedim.

İyi ezberle!

Tanrı soracak sana, neden bırakıp gittin?
İyi ezberle! Sevmiyordum diyeceksin..
Tanrı bana soracak, niye bu kadar sevdin?
Duyma söyleyeceklerimi, unut gitsin!

biraz sen biraz hiclik

elbet alışırım,
biraz alıştım,
her şey kadar, herkes kadar, sen kadar.

1 sey.

ne kadar istemiştim
nelerden vazgeçmiştim
bir şey olmak için
hayatında senin.

29 Nisan 2010 Perşembe

"öyle özel biri değilim ben, orası kesin.
sıradan fikirlere sahip, sıradan bir adamım ve sıradan bir yaşam sürdüm.
bana ithaf edilmiş bir anıt falan yok ortada ve yakın zamanda ismim de hafızalardan silinecek ama yine de tüm ruhum ve kalbimle sevdim bir başkasını ve bu kadarı benim için her zaman yeterliydi.'

25 Nisan 2010 Pazar

onyüzmilyonbinsise

biliyor musun dedi şişeye:
"sen bana çekmişsin. Tükendiğin halde utanmadan ayakta durabiliyorsun hala."

Portakal kabugu.

Sen ve herkes haric kimseye kırgın degilim..

A.İ.

Gör diye degil hani.

Ağladığımı gör diye ağlamıyorum;
Ağladığım için ağladığımı görüyorsun.

Özdemir Asaf - Ağlamak

Gercekten böyle ama!

Bir dosta;
'Gittiğimden beri yokluğumu hissetti mi hiç? 'diye sormuşsun.
Hayır, hiç hissetmiyorum.Hala benimlesin sanki.
Gittiğinden beri hayvan besliyorum.

ELÇİN GELİR/ACILARIMA TAKSİT YAPINIZ

Ask falan degildi ki!

Aşk falan değildi bizim ki ,
Paylaşamadık ki hiçbir şeyi ,
Senin payın bende kaldı...yazık
Mesela ben sağ tarafıma yatıp uyurum ,
Solumdaki sen kalbimle ezilme diye ,
Ama senin gözlerin hep kapıdaydı...
Bu aşktan ne zaman çıkacağın belli değildi ,
ve maalesef sevgilim ,
O kapı hep solumda kaldı..

Hala kalbin varsa..

Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzülemezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.

Sena demirci

Sen bilirsin!

Görmediğimden değil...
Yanımda olsan yine özlerdim...
Ve bil ki bu kadar sevmem senden değil
Gitsen benden...
Ben gidişini bile severim...
Aramızda hep aynı fark...
Sen gitmeyi bilirsin
Ben sevmeyi...

Marifet degilmis!

Gözün arkada kalacaksa, marifet değildir gitmek...
Can Yücel *

Gitmeyi kim ögretti?

Giden kimdi,
Kalan kimindi?
Bu ayrılığı kim icad etti?
Ve geri dönmemeyi gidenlere,
Kimler öğretti?

yalanyalanyalanyalan.

Her şey bir sokak çocuğunun elini cebine sokabildiği kadar boş.
Öznesi olmayan cümleler gibi değersiz.
Ve senin "N'aber" soruna "iyilik" dediğim kadar yalan..

Korkusundan.

Son isteğin nedir?
Sorusu,
Çok, çok kolaydır,
ilk isteğin nedir?
Sorusundan.
Çünkü,
O soruyu
Kimse kimseye soramadı,
Korkusundan.

Özdemir Asaf..

Ne alakası olabilirdi?

O beni sevdi mi diye çok fazla düşünmedim.
benim onu sevmemle, onun sevgisinin ne alakası olabilirdi?

Biraz da güzel seylerden susalım.

Binlerce kelime,
onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş.

Susuyorum konuşmam gereken yerlerde;
dilimi tutamıyorum
ne zaman susmam gerekse..

Anlatacak çok şeyim olsa da,
emin değilim anlaşılmak istediğimden..

E.Ş.

Dünyalar kadar*

Bir sıkıntı var içimde, sokağın tavanı kadar..

Yetenek isi.

Aşık olmak da bir yatkınlık; bir yetenek işi galiba. Ve.. bu yeteneğin bende olmadığına inanmaya başlıyorum artık.
Elif Şafak-Aşk

22 Nisan 2010 Perşembe

Seni unutmak

"Seni unutmak" diye bir şey yoktur aslinda.

Aslinda, sadece "seni unutmaya çalişmak" vardir.

Bir de,
Seni unutmaya çaliştikça

Bir türlü unutamamaya alişmak vardir...

Ben hic buyumedim ki..

Hayat nedir, nedir ki;
Bir oyun, bir
masal değil mi?
Bak, kırıldı oyuncaklarım...
Ömrüm gitti,
Sevdam
bitti...
İnan, ben hiç büyümedim ki...

İcinde sen olunca..

Yine gece, yine hüzün
Ve yine içimde sen
Ve yine biliyor musun?
İçimde sen olunca hüzün de güzel...

Vazgectigim oyuncaklar

Kelebek ömrü gibiydik biz, en fazla üç gün yaşayabildik..
Sen daha çocuktun,
Büyüdüğünün farkındaydın ama oyuncaklarından vazgeçemiyordun!
Ben büyümüştüm,
Çocuk gibi olduğumun farkındaydım!
Sadece vazgeçtiğim oyuncaklarımı arıyordum…

Elçin Gelir

Yine seninle aldattım.

Düşünsene, ben seninle düşlerimi,
heyecanlarımı,çocukluğumu, acılarımı aldattım
Seni unuturum diye yaşamaya başladığım her aşkı
Ben yine seninle aldattım..

'Cezmi Ersöz

İcime sıgmıyorsun.

SENİN İÇiNE GİRDİĞİM

ZAMAN DIŞIMDA KALIYORSUN

SENİN DIŞINDAN SANA BAKINCA

İÇİME SIĞMIYORSUN...

ÖZDEMİR ASAF

21 Nisan 2010 Çarşamba

Tamam kabul!

Tamam kabul! Küçükken mıknatıs yutmuş olabilirim.. Ama bütün salaklar da demir mi yuttu ne?

Sunay Akın

Ya sen beni?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, oyle ya
Bir cizgiye vardim seninle beraber
Ve bir gun orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim,
Ya sen beni?

~ Ümit Yaşar Oğuzcan

Bana bir varmış de.. Bir varmış bir yokmuş deme..

Şaşırtmayı severim biliyorsun

Bu da sana son sürprizim olsun.

Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum

Beni güzel hatırla,

g i d i y o r u m . . .

Bi' sen kaldın.

Aşk hep'ti,
Hep'si geçti..

20 Nisan 2010 Salı

Masalmısmıs..

Sanmış hep... Yalan söylemenin burun uzatacağını sanmış Pinokya'dan; tahtadanda olsa herkesin hissedebileceğini de.. Alice gibi Harikalar Diyarında sanmış kendini ve her yerin öyle renkli olacağını.. Peter Pan bir gün penceresinden içeri girmese bile uçabileceğini sanmış ve hiç büyümeyeceğini.. Hanse ve Gratel gibi ekmek ufalayarak eve dönüş yolunu bulabileceğini sanmış birde şekerlerin her zaman çok tatlı olduğunu.. Nasıl biri Külkedisi'nin ayakkabısından buluyorsa onu, öyle olur sanmış, bir gün onu da bulurlar sanmış. Sanmış hep...

Pinokyo *

ne kadar da benziyorsun bana.
orada öylece asılı yapayalnız.
iplerini çekiyorlar, hareket ediyorsun.
ağlıyorsun, yosun tutuyorsun.
yalan söylüyorsun.
ben de söylüyorum evet.
üstelik boyum uzadıkça daha çok yalan söylüyorum,
sen yalan söyledikçe burnun uzuyor.
sen ahşap bir tekillikte yaşıyorsun
ben tüm çoğul imgelere rağmen tekil.
çocuklukta sabitlenmiş olmana rağmen eskiyor tahta bacakların.
benim gözlerimde bir yaşlılık yerleşiyor çocukluğuma rağmen.
titriyor parmaklarım.
bir gülümseme çizmişler yüzüne,
oysa buram buram hüzün kokusu yayılıyor renklerinden.
bense kendi gülümsememi kendim ekledim dudaklarıma.
ama ikimize de yakışmıyor.
ağlıyorum.
ağlıyorsun.
ben ağladıkça nasır tutuyor yüreğim.
sen ağladıkça yosun...

Ellerimde ellerin yerine yagmur..

Korkmuyorum artık senden gece
Korkmuyorum hiç karanlık
Üzerime gel istersen
Sar beni ben kaçıp gitmem
Korkmuyorum artık senden yalnızlık
Korkmuyorum hiç korkmuyorum
Yüreğime vur vur istersen
Kalmadı hiç kaçıp gitmem

Sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
Geceleri başucumda duran yağmur
Avucumda ellerin yerine yağmur
Vur yüzüme vur yüzüme
Saçlarımda nefesin yerine yağmur
Dudağımda dudağın yerine yağmur
Gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Yağmur..

Korkmuyorum artık senden gece
Korkmuyorum hiç karanlık
Üzerime hep gel istersen
Sar beni ben kaçıp gitmem.
Korkmuyorum artık senden yalnızlık
Korkmuyorum hiç korkmuyorum
Yüreğime vur vur istersen
Kalmadı hiç kaçıp gitmem

Sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
Geceleri başucumda duran yağmur
Avucumda ellerin yerine yağmur
Yur yüzüme vur yüzüme
Saçlarımda nefesin yerine yağmur
Dudağımda dudağın yerine yağmur
Gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme

Daha hızlı yağmur
Yağ hadi yağmur
Ağlar gibi yağmur
Vur yüzüme vur yüzümeee yağmur
Çok kızdın çok kızdın çok kızdın yağmur
Kaybedecek neyim kaldı ne kaldı yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Yağmuuur...

Unutulur gider-

"Nasıl bittiyse bundan öncekiler,
Bu da biter
Bite bite..
Sonunda bende biterim
Olur biter.."
A.Nesin

Öylesine sevmissin.

Gittin..
Beraber inandık,
Yalnız yanıldım.
Ölesiye sevmiştim,
Öylesine sevmişsin..

Kalbin!

Kalbin genelev gibi..
Ne çok orospu var..
Satılığa çıkartmışsın ama hala içinde duruyorlar..
Beni sevmeye kalkıyorsun birde
Ne yani?
Patroniçe olmamı mı bekliyorsun kerhanene??

Beşerler- aşkı üstünden çıkar

Yalnızca öptüm*

Dünyanın en uzun gecesi 21 aralık değil, beni terkettiğin gecedir.
Beni üzdüğün,yorduğun, yıprattığın gecedir.
Bir kabahat mi gerçekten kendi dışında birine hayranlık beslemek?!
Gerçekten kırıyorsun beni,
Bir nedeni yok, yalnızca öptüm. *

K.İSKENDER

Tekrarlanmaz hic biri.

Biliyorum

sana giden yollar kapalı,

üstelik sen de hiçbir zaman

sevmedin beni...

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor,

Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini...

Çocukca ve seni üzen girişimlerim oldu,

Bağışla...

bir daha tekrarlanmaz hiçbiri...

Cemal SÜREYA..

Düsman bile degiliz.

Sana gelince...
Ne ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün...
Ne ben sana kızarım,
Ne de zatın zahmet edip;
Bana küssün..
Artık seninle biz,
'Düşman' bile değiliz.!

Nazım Hikmet Ran

Biraz alıstım, biraz asıktım.

Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim…
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil…
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim…
Sorun değil…
Elbet Alışırım…
Biraz alıştım.
Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar…
Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum…
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil!
...................

Can Yücel

Aslında zamanmıs var olanı götüren.

Bazen susmak gerekiyormuş,
bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına...
Anlamaya çalışmak saçmalık!
anlamadan yaşamak gerekiyormuş. ..
Ama bazen! Unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına.
Zaman değilmiş gideni getiren,
aslında zamanmış var olanı götüren..

En hos'cakal'sın

Geri gelmemelisin.
Ya olduğun yerde kal’malısın.
Ya da gittiğin yerde...
Sen bu hayatta gördüğüm en hoş ‘çakal’sın neticede…

Heykel mi ne heykeli?

''Sık sık partner değiştiren,kendisinin asla
değişmeyeceğine inanan insandır..
Heykelini dikmeye gerek yoktur,
çünkü zaten taştandır… ''

K.İskender

Sen simdi gidiyorsun ya!

Hayır, hayır!
Ağlamıyorum merak etme!
Gidiyorsun ya, arkandan su döküyorum sadece..

Uzun bekleyisler..

'' Öldüğüm gün bile gelsen..
Bütün bu
bekleyişimi ve öldüğümü unutup..
Çocuklar gibi sevineceğim..
Kalkıp
sarılacağım ellerine..
Uzun uzun ağlayacağım.. ''

~ Ümit Yaşar Oğuzcan

İki yüzlüce..!

Ceza’ adını verir intikam kendisine;
vicdanı rahatmış gibi davranır
yalan sözlerle,
ikiyüzlüce...

NİETZSCHE..

Hımm ok o zaman.

sana seyahat ve cinsel içerikli birşey öneriyorum siktir git

k.iskender

19 Nisan 2010 Pazartesi

Sahibinden az kullanılmıs kelimelerle terk edildim*

Kendine veda etmek.

Sana değil,
seninle bir ömrün düşünü kuran kendime yakıştıramadım,
“Hoşça kal” kelimesini...
Ama insan diyebiliyormuş işte bazen çok sevse bile.. Hatta canından bile çok!
Bunu yapabilmek için sadece karşındakinin seni sevmediğini bilmen yetiyormuş işte.
Keşke kendini de bırakıp gidebilse insan küçük bi' vedayla, bi' hoşçakalla..
Ama olmuyor.

Gittin.
Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana....

M.M.

Elimde olsa yasıyor gibi yapmayı bırakırdım.

Elimde olsa bu dünyayı küçümserdim.
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim.
Daha doğrusu bu aşağılık yere,
Ne gelirdim ne yaşardım ne ölürdüm..

Gereksiz miydi neydi?

"gerekli olduğunda burda değildi
burda olduğunda gerekli değildi
burda değildi ya, gitmiş de değildi"

Mutluluga 5 kala.

Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.
Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır....

MURATHAN MUNGAN

Sus.

Hayır sus!..
Gitmeni anlarım ama sus!..
Bahanelerini cüzdanına kaldır..
Gitmek zorundayım'la başlayan cümlelerini ağzının içine topla..
Küçükken öğrenememişsin..!
Ağzında yalan varken konuşma..

Az kullanılmıs sevda bırakıyorum sana..

bir bedeni değil, bir yüreği özlediğin vakit,
umarım zamanın olur güneşin doğuşunu huzurla izlemek için

bana ait olan ve olmayan,
bütün soruları ve cevapları ardımda bırakarak gidiyorum..

az kullanılmış ve bayandan bir sevda bırakıyorum sana
yolun açık olsun..

Pelin Onay

I wanna touch u but it hurts!

Electric girl!
I wanna touch you but it hurts
I wanna feel you girl
And I m OK to let you rule my world

Electric girl!
The way you shine I m going blind
Gotta let me love you girl
Standing there with your lights
You blow my mind

Electric girl, electric girl, electric girl

She s an electric girl in an electric world
Electric girl, in an electric world

She s got a million volts every piece of her body
Strange things going on better leave her alone
A million volts every piece of her body
You better stay back, pass that, leave her alone

Sana baslasam?

Sigarayı bıraksam diyorum; tamamen sana başlasam...
Sen daha çabuk bitirirsin işimi,
böyle çok yavaş ölüyorum...

K. İskender

Atesten Kelebek ~

ateşe koşan kelebekler gibi koştum sana
tüm şehir gördü beni,
bir tek
sen görmedin...

pelin onay

Sana acı cektiren.

sen de benim gibiydin;
sen de benim gibi seni sevmeyeni sevdin hep.
Sana acı çektireni…
Seni aramayanı, telefonlarına çıkmayanı,
çıkınca seninle bir küfür
gibi konuşanı sevdin…
Sen de benim gibi seni incitip üzeni sevdin hep.

18 Nisan 2010 Pazar

Ne güzel demis Murphy :p

Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.
Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.
Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.
Bir şeyin olma olasılığı, istenme olasılığı ile ters orantılıdır.
Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.
Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.
Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.
Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir...

Nasıl bi' büyü bu ?

Behlül: Napıyorsun sen bana Bihter? Bu kadar hırpalandığım halde nasıl bu kadar çok sevebiliyorum seni?

Bihter: Ben niye defalarca bitsin dediğim halde kopamıyorum senden? Kaç kere kesin karar verdim uzaklaşmaya senden. İki adım öteye bile gidemedim. Her seferinde daha hızlı bir şekilde geri döndüm, yine kollarında buldum kendimi.

Behlül: Ellerimden tüy gibi uçup gidiyorsun bazen. Canım yanıyor o zaman. Ben de hırslanıyorum, hırçınlaşıyorum. Beynimden uzaklaştırmak istiyorum seni. Çekip almak.

Bihter: Tango yapar gibi birbirimizin etrafında dönüp duruyoruz. Bir uzaklaşıp bir sarılıyoruz. Nasıl bir büyü bu, nasıl bir tutku? Bazen sakin, bazen hırçın. Tam bitsin artık sessizlik istiyorum derken yükseliyor yeniden. Birileri etrafımızı çevirmiş bizi izliyor, biz dans ediyoruz. Ne kadar sürecek bilmiyorum ama içimizdeki müzik bitmeden sahneden çekilmeyeceğiz bunu biliyorum.

Ask Acıyı Sever.

Aşk derin acılar sever
Açık denizlere yüreğini serer
Ne rüzgarlar ondan korkutur beni
Kalbin yoktur ezberi

Unutur üzenleri
Ne de yağmurlar korkutur beni
Aşkın yoktur ezberi
Acıyı sever

Üzeni unutur unutulur gider
Gönül avunur yeni bi kalp sever
Her insan kaderini kendisi çizer
Aşk için unutulur değer

Acısı geçer gider
Ne yağmurlar ondan korkutur beni
Aşkın yoktur ezberi
Acıyı sever

Veda gibi bi' sey.

Bugün her seyin sonu ya da yeni bi' seyin baslangıcıydı..
Bi' cok sey degismisti dünden beri ..
Henüz sen bunu bilmesen de, farketmesen de, hic bilmicek olsan da..
Hatta belki adımı bile degistirbilirim.
Kırmızı olmamalı artık adım..
Cunku ben 'kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim!'
Cok sevdigim birini hic kaybetmemistim ya da onu kendi ellerimle baskalarına dogru iteklememistim hic.
Bunu yapmak zormus. Bugün anladım.
Dogru mu yanlıs mı sorgulanmamalı..
Cunku ben senin dusuncelerini, duygularını bi' türlü cözemiyorum.
Ömür boyu bunu dusunmektense bu defteri kapatmak daha mantıklı geldi sanırım dün.
Sevmek beyin isi degil kalp isiydi ama senle ben bunu sürekli beynimizle yapmaya calıstık.
Davranısların sadece kalbimin isin icinde olmasına bi' türlü izin vermedi.
Üzgünüm sen de suclusun ben de sucluyum.
Cok seven gider miydi?
Gidiyormus iste..
İnsan mecbur kalınca gidebiliyormus.
Hatta bunu ben bile yapıbiliyormusum kendime ragmen!
Artık sadece seninle birlikte yasadıklarıma degil yasayamadıklarıma üzülüyorum;
yasadıklarımız yalan dolan bile olsa!
Kac yüzyıllık iskence bu?
Kac yuzyul daha devam edicek?
Hayata baglanmak icin ayaga kalmıstım.
Evet bunu basardım hayata baglandım gun gectikce.
Oysa atladıgım ufak bi ayrıntı vardı: HAYAT SENDİN.
Ve ben kopmaya calıstıgım seye daha da cok baglanmıstım her gecen gun.
İste bu yuzden acı cekiyorum ya simdi!
Bak yine aynı yere geldik..
Her sey benim sucum.
Senin icin yaptıklarından haberin bile yok.
Tıpkı senin icin vazgececeklerimden ve vazgecmis olduklarımdan haberin olmadıgı gibi.
Oysa senin icin senden vazgectim ben
Bu ne kadar büyük bi fedakarlık anlayabilir misin?
Umarım anlar ve bana hak verirsin.
Bana kızmaz ve yine umarım ki hep mutlu olursun!
Elveda.

Sürünür gidersiniz..

Dönüp "Seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden...
Dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz...
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu...
Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz...

C.D.

Lütfen..

Benim yanımda hayal kurma lütfen.
Çok fena inanırım.
İnan ki sonra bana, hiçbir gerçeği anlatamazsın..

Gercekten gidiyorum bu kez!

Öyle bir gidiyorum ki hiçbir veda sözü inandıramaz seni gittiğime..
Simdi sen,bu yazılanları kaldıramayacak kadar ufak,
uğruna bunca dizeyi yazdıracak kadar büyüksün bende..
İçimde sana dair tek bir harf bile gizlemedim!
artık gidebilirim..
müsadenle..

Elif Safak gibi düsünmek, hissetmek!

İçim acıyor herkese ve her şeye.
Faniliğimiz, zayıflığımız, zaaflarımız...
İnsan olmanın, insan 'olamamanın' ağırlığı ciğerlerime doluyor.
Nefes alamıyorum..

Elif Şafak

İcime öyle bi' islemissin ki ..

..Bana verdiğin acıya bir bak!
içime öylesine işlemişsin ki, bir başkasına nasıl aşık olabilirim?
Senin kalbinde benimkiyle birlikte atıyor, bunu inkar etme!

17 Nisan 2010 Cumartesi

Tekrar!

Gittin!
Gidişinin ardından hemen unuttum seni!
Unuttum! Unuttum! Unuttum!
Unuttuğumu unutup, utandım sonra!
Utancımdan utanıp tekrar unuttum seni!
Tekrar! Tekrar! Tekrar!

Sizofrenik Aska Mektuplar

Bana, "Git!" dediniz...
Sonra, "Gitme, Kal!" dediniz...
Hiç farkında olmadan, bir tek sözünüzle ittiğiniz o uçuramdan,
son anda yakaladığınız ellerimle çekip çıkardınız beni.

Degismek!

Gitme vakti geldi.
Her hakiki aşk, umulmadık değişimlere yol açar.
Aşk bir milad demektir.
Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan, onun için yapabileceğin en anlamlı şey,
''Değişmektir !''

( Elif Şafak - Aşk )

Bırak

gidiyormuş:
ağırlaşır yağmurun iade etmediği karanlık
b ı r a k g i t s i n!
hiçbir caddeye çıkmayacak o sokak artık.

küçük İskender..

Herkes ve Kimse

Herkes herkesi sevmesin ,gerek yok.
Adam azaldı, sevgi elden gidiyor.
bana sen haklısın diyorlar, hayır hayır, ben çok haklıyım bilen biliyor.
Bu yarışın dışında kalanlar, adamı sevgi, sevgiyi de adam ediyor..
Özdemir ASAF

Prensler ve Kurbagalar

kurbağadan olma bir prensin canı eninde sonunda sinek çeker!

Pinokyo

Pinokyo yalan söyledi,
burnu uzadı…
Yine yalan söyledi, burnu yine uzadı, pinokyo yalanlarına devam etti, burnuda uzamaya…
uzadı… uzadı… uzadı…
derken bir gün, pinokyonun ayağı takıldı düştü, burnu kökünden kırıldı…
Ondan sonra ne kadar yalan söylerse söylesin pinokyonun burnu birdaha uzamadı…
pinokyo da yalan söylemeye alıştı…

Bitti mi?

Bitti mi yani
diye sordu
Hiçbir şeyi tamamlayamadım
bitti diyemem
Belki, yarım kaldı demek daha doğru

k.iskender

Gittin!

Gittin...
Dudagima, çocuksu susuzlugumla asla doyamadigim öpücüklerinden birini kondurup gittin.
"N'olur öyle bakma bana" dedin en son...
Daha birkaç dakika önce, gözlerimde varliginla alevlenen yasam sevincinin
yerine, boyun egmis, donuk ve daha simdiden hasretinle kavrulmus bir
karanligi birakip gittin...

Kalple Beyin

Seni seviyorum, inan bana...
-Beni sevdiğine dair kanıt göster.
-Kanıt inancı öldürür. Eğer kanıt gösterirsem seni sevdiğimi bilirsin.
Ben “seni sevdiğimi bilmeni” değil, “seni sevdiğime inanmanı” istiyorum..
-Neden?
- Çünkü bilmek beyinle inanmak kalple yapılan iştir. Kalbini beynine tercih ederim..

Gidiyorum

Gidiyorum, vücudunun kokusunu, dudaklarının tadını unutmak istiyorum.
Bir kez olsun mutlu bir hayat yaşamak istiyorum, bu sebeple gidiyorum.
Teşekkür ederim; bana tüm söylediklerin için.
Teşekkür ederim; beni sevmiş olduğun için.
Ama ben kendimi kandırmayı bırakıyorum da seni unutamıyorum.
Bak bana, ruhum kanıyor...

Murathan Mungan

Kediler

Evvel zaman içinde
Kalbur zaman içinde
Çok uzak değil yakın bir ülkede
Sevimli, uslu, küçücük gözlü
Küçük kediler yaşarmış.
Yemekleri ortak, yatakları birmiş
Sevinçleri hepsininmiş
Duman rengi, açık kahverengi
Küçük kediler yaşarmış.
Yakın ülkenin yanında
Dönemeci dönerken
Rüzgarların sağında
Ormanların solunda
Sesli, hırslı, kocaman gözlü
Büyük kediler yaşarmış
Sabahları çalışmakla
Geceleri düşünmekle
Sabahları okumakla
Akşamları konuşmakla…
Yorgun gözleri, şişmiş elleri
Büyük kediler varmış.
Siz kardeşler
Hangi kedileri seversiniz?
Hangi kediler gibi
Yaşamak istersiniz?
Sevimli, uslu, sesli, hırslı
Hangi kedilerdensiniz?



Bülent Ortacgil ( :

Yasamak

Önce kulaklarım gitti.

Gitmesi için bir neden yok. Sen duymak istemiyorsun dediler.

Sonra aldatıldım. Bu sefer bacaklarım gitti. Aldatıldığını kabullenirsen düzelir dediler.

Kabullendim. Bacaklarımı geri almayı başardım ama kulaklarımı alamadım.

Tekrar âşık oldum. Terk edildim Bu sefer ellerim gitti.

Reddettim. Aşk yüzünden olamaz dedim.

İçindeki adam seni kandırıyor. Deli Hastanesine yatmalısın dediler. İçimdeki adamın varlığına inandım.

Ağrıdan yerlerde sürünürken, onu yenmek için ilaç almayı reddettim.

Sonra, Pardon biz yanılmışız. İçinde başka bir adam yok. Sen gerçekten hastaymışsın dediler.

Ve en sonunda gözlerim güneşe veda etti

Yapılacak bir şey yok. Kabullenmelisin. Kör ve sağır bir şekilde yaşayabilirsin’ dediler.

Sey..

-Şey.. Ne diyeceğinide bilemiyor insan.
-Neden?
-Gidiyorsun ya!
-Sende kalıyorsun ama..

Yok.

Nehirlere karışan zehirli atıklar gibi ağır ağır akarak kanıma karışmakta yokluğun!



K.İSKENDER

16 Nisan 2010 Cuma

Oyun

Madem oyun oynuyorduk...
Hazır sen bu kadar kaptırmışken rolüne kendini...
Perdeler kapanmadan son bir kez, hayran bıraksaydın beni kendine...
Öyle ki bende alkışlarla uğurlasaydım seni..
Cezmi Ersöz

.

Sana adam demişim, adam ol istemişim.Ama sözle olmuyor, galiba benzetmişim.

Sen olmasaydın!

Bir liste yap bana.
Benim için, senin listeni…
Bir liste hazırla. Yaz alt alta; yaptıklarını düşünerek, bugüne kadar…
De ki: “Sen olmasaydın, şunu yapmazdım!…”
*
Ben olmasaydım yapmayacağın şeylerin listesini sırala alt alta veya eğer ben olmasaydım hayatında, bu şekilde yapmayacağın şeyleri sırala… Ben olduğum için yaptıklarını/yapmadıklarını görmüş ol.
Önce kendin için yap bunu, bana gösteremesen bile!..
Ya da bir kendin için yap, bir de benim için. Ayrı ayrı…
*
Bunlar, bencilliğin ve sencilliğin listesidir, ama daha da derini; bizcilliğin!..
Mühimdir;
Sadece zihnimizde kalsa bile…
*
De ki: “Sen olmasaydın hayatımda, şu işi bu şekilde yapmazdım; sen olduğun için o şekilde yaptım… Sen olduğun için filan yere gitmekten vazgeçtim… Sen burada olduğun için yanında kalmayı seçtim… Sen hayatımda olduğun için…”
*
Listelerin birinde beni kandırabilirsin emin ol, ve rahat ol; hatta kandırmaya çalışmanı da dilerim…
Ama kendi listen, yutulmuş jiletler gibidir; kırmızı izler bırakır zamanla, içinin yollarında!..
*
Sevmek; ateşi tutmaya benzer…
Sevmek; ateşi yutmaya benzer; yutmazsan, elinde tutamazsın!..
*
Hadi… Bir liste yap bana; ve kendin oku!..
Sendeki değerim işte budur!..

Yedek Sevgili..

kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi... kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı. öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını, sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim. beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyiydim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.
beni terk edenlerden tek isteğim olurdu. "ne olur, bir daha beni aramayın! çünkü ben kolay unutamıyorum. çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. çocukluğumun o güzel bahçesini." böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni... soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim... o, yedek sevgili!..

Cezmi Ersöz

Bekle Dedi

Bekle dedi gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi...
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...

Özdemir Asaf

Acı gibi bi' sey.

Aşk!
Acıydı!
Acıttı! Sonra!
Sonra kanattı!
Aşkın ölümü gerçekleşti...
Artık sadece makinaya bağlı yaşatabiliyorlardı!
Sen!
Pardon siz demeliydim!
Siz kaç yüzlüydünüz!
Ben yanlışlıkla hanginizi sevdim?!

Gitme..

Beni bu kadar alıştırıp da en güzel anların hemen sonunda, gitme... Ben sana koşarken yalınayak, sen gitme...


Gitme ben bütün günümde aklımdan geçirmişken seni... Kendimi sana hazırlamış, soyunmuşken sana ve dikilirken karşında tüm çıplaklığımla... Gitme...


Azıcık anlam kattıysam hayatıma, bil ki senden... Yüzüm değil, gözlerimin içi gülüyorsa bir nebze, bil ki senden... Kalbim yerinden çıkacak gibi oluyorsa söylediğin bir güzel sözde, varlığınla kanatlanırken midemdeki kelebekler, yokluğunla büzüp kanatlarını siniyorsa bir köşeye senden sevgili, senden...


Şimdi bir tutam bal çalıyorsun dudaklarıma ve kalkıp gidiyorsun yanımdan. Sana susuzluğumla kalıveriyorum ardında... Yüzüm düşüyor hemen, gözlerim bulutlanıyor... Yanaklarım "yağmur yağdı, yağacak" korkusuyla bekliyor... Titriyor dudaklarım... İnanabilmek için gidişine, izliyor bakışlarım benden uzaklaşan her adımını...


Sözlerim boş, sözlerim anlamsız, biliyorum. En "sen" olduğum zamanlarda kalkıp gideceksin böyle... Ben her seferinde yeminler edeceğim "Gardımı düşürmeyeceğim bir daha... Bir daha bu kadar gafil avlanmayacağım ayrılıklara!" diye... Yine tutamayacağım. Her gidişin yeminimi bozdurup, yeniden yeminler ettirecek... Sen gideceksin ben ardından bakacağım sevgili...


Gerisi boş... Gittiğin her an düşüneceğim o an ne yaptığını... Hangi evde, hangi odada, kimle uyuduğuna takılıp duracağım... "Yoksa?" diyecek olacağım, sonra kovalayacağım bütün şüphe uyandıran soruları... İnanmak isteyeceğim bensiz hiçbir tene değmediğine teninin... İnanmak isteyeceğim, gözünü açtığında aklına geleceğime... İnanmak isteyeceğim, belki de inandıracağım kendimi bu avuntulara... Ama içten içe bileceğim sevgili... Bileceğim avuntularımın zaman zaman gerçek olmadığını...


Sen hep böyle gideceksin ben hep bakakalacağım ardından gidişine... Gün gelecek gelişlerin önemsizleşecek gidişlerinin yanında... Yüreğimdeki taşın ağırlığını taşıyamayacak güçsüz kelebekler...


Ya gel, gitme hiçbir zaman... Ya da git, gelme bir daha sevgili... Ağır bu yüreğe bu bekleyişler...

14 Nisan 2010 Çarşamba

Romantik

Romantikmiş
Rüyalarda yaşarmış
Romantikmiş
İstemeden vedalaşmış
Romantikmiş
Rüyalarda yaşarmış
Sevmekten , kaybetmekten korkarmış
Aşk olmazsa belki mutluluk olurmuş
Ya da yokmuş
Sadece bir rüyaymış
Aşk ateşmiş bir yanlış anlamaymış
Sevmekten , kaybetmekten korkmakmış
Gün batımında bu mutsuzluklar
Nerden kondu kalbime bulamadım da
Romantiktir
Ya hiç gelmez aklına
Ya gerçek değilse hep inandığı dünya

Bizi üzen neyse burda bitsin

Yarım kaldı
Sende kalsın, kalsın yarım
Tadın kaldı
Bende kalsın, bende tadın
Bir daha dokunursan
Bir kez daha bana, dokunursan
Karışırız
Karışır dünLe yarın
Bizi üzen neyse burda bitsin
Bizi üzen neyse burda bitsin

Yarım kaldı
Sende kalsın, kalsın yarım
Tadın kaldı
Bende kalsın, bende tadın
Bir daha dokunursan
Bir kez daha bana dokunursan
Karışırız
Karışır dünLe yarın
Bizi üzen neyse burda bitsin
Bizi üzen neyse burda bitsin

Bizi üzen neyse burda bitsin

11 Mart 2010 Perşembe

Bir sen varmıssın.

Bir sen varmışsın ve biri istiyor seni
Karanlıkmışsın onun uçları kırık saçları gibi
Hemen arkandan o yürür
Kanı aktıkça korkusu gözlerinde büyür
Bir sen varmışsın ve biri bekliyor seni
Dağınıkmışsın onun en yakını, yorganı gibi
Her rüyanda gizlice uyur
İstemezsen yalnızlığa uyanmaya mecbur
Dileğini tutmuş sayar, sonsuzdan geri
Yanarken yanakları üşürmüş elleri
Ah dönebilsen, bakabilsen geri
Unutmuştun, hatırlarsın belki ismini
Yağmurlar yağdığında biri geçerken yanından ellerine
Tutunur
Yağmurlar durduğunda biri kaybolur aniden,bilerek unutulur, unutulur

28 Şubat 2010 Pazar

.

?
aşk
değildi
ki
onlar

di mi.

26 Şubat 2010 Cuma

"YAŞANAN HERŞEYİN BİR SEBEBİ VARDIR"

Gabriel Garcia Marquez den

1. Seni sen olduğun icin değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.

2. Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.

3. Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez.

4. Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.

5. Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiç bir zaman ulaşamayacağını bilmektir.

6. Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.

7. Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin fakat bazıları için sen bir dünyasın.

8. Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.

9. Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.

10. "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin.

11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.

12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.

13. Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.

Gitmek.

Gitmek..
Her şeyi bu evde bırakıp baştan başlamak hayata.
Telefon konuşmalarını mesela.
Onları en güzel yağmurların ıslattığı pencerenin önünde
bırakıp gitmek.
Sonra rüyalarım,
Onları da yatağımın yanındaki duvarda bırakmak.
Mutluluklarım,
Pencereden dışarı salıverilmiş ve gidip onları bana getirmeni beklercesine çam ağaçlarının dallarına takılan.
Gülüşlerim,
Aynaların derinliklerine kaçan.
Umutlarım,
En karanlık gecelerde beni terkeden.
Hayallerim,
Yıldızlardan daha parlak ve şimdi hatıralara sakladığım.
Gözyaşlarım,
Sana hiç değmeyen.
Bırakıyorum hepsini.
Yeni mutluluklar, yeni gülüşler, yeni umutlar, yeni hayaller istemiyorum
senden başka.
Sadece bırakıyorum işte,
sebepsizce˛˛

Mutluluk.

Her insan mutlu olamaz...
Çünkü; gereğinden fazla özler dünü,
Hakettiğinden fazla düşünür yarını
Ve hiç haketmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü...
Her insan mutlu olamaz...
Çünkü; gereğinden fazla özler hayatından çıkanları
Hakettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri
Ve asla göremez yanıbaşındakileri...

25 Şubat 2010 Perşembe

Seni Seviyorum..

günlerden ne hatırlamıyordum..

ne zaman gözümü açsam geceye denk geliyorum..

günlerdir gündüzlerime ne oldu diye düşünürken...

aklıma sen düştün yine..

Kimsenin tanımadığı Bir sahil lokantasında.. tanımadık insanlara seni fısıldıyordum.. oysaki..

Oysaki ben kurduğun bütün tuzakları tapınak bildim..

nereye düşürdüysen gülmelerini..hep sana getirdim....

dizlerimde gülen yaralarım...

sen değil ben hep kendimi yaraladım..

bugun.. heryerde bi heyecan var..

biliyorum..

tek başıma ıslak kaldırımları sayarken heryerde gördüğüm kalp çarpıntılarını daha bir içimde hissediyorum..

kırmızı güller daha bir heyecanla satılıyor kaldırım kenarlarında..

insanlar daha bir sıkı sarılıyor sevdiklerine..

son kez sarılır gibi..

Eli yüzü çizik dolu küçük bir çingene kızı yanastı yanıma....

Sevgililer günün kutlu olsun dedi..

hiçbir günün diğerinden farkı yok sen yokken..

bugunun ne özelliği olacak ellerim boşlukta gezinirken..

Bugun..

birini sevmek için değil.. Sevgini göstermek için var..

Ah sevgilim..

Sen beni birde başkasını sevemezken görseydin..

Sevmeyi beceremezken..

Elinin elimin içinde terlemesinden anlıyorum..

Ben hala...

Seni seviyorum...

Ask.

Yollar
Önümüzde yine sokaklar
Kalabalık, gri kaldırımlar
İnsanlar
İnsanlar
Yalnız ve umutlu
 
Bitti
Bitmez dediğimiz masallar
Elimizde kalan yalanlar
Ufalmış
İncinmiş
Oyunlar
 
Elleri
Sanki hep ellerimde
Kalbi
Kalbimde
Ve gözlerinden akan yaş
 
Sanki içimde
Kırık bir cümle
Hala içimde
Yağmur
Sesini duyunca sende
Beklersin, pencerende
Belki geri gelir diye
 
Elinde yüzünde rüzgâr
Oynatır hüznü içinde
Bembeyaz kar
Elleriyle
Dokunur yorgun yüzüne
 
Bitti
Sevdiğin o şarkı şimdi
Kaybolmuş bir çocuk sesi
Unutulmuş gibi
 
Bir kuşun kanadındadır aşk
Şimdi
Kayan bir yıldız gibi
Ortasından deler
Geceyi

Hayat.

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama.
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı, asla. Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim, daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim birçok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu. Hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten: Anlar sadece anlar
Sizde anı yaşayın.
Eğer yeniden başlayabilseydim.
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır.
Çocuklarla oynardım. Bir şansım daha olsaydı eğer.
Ama işte seksen beşindeyim ve biliyorum...
Ölüyorum.

Jorge Luis BORGES

~

Kaderimiz olan aşka değil de aşkıyla kaderimizi değiştirene içelim!

Masallar ve Gökten Düsen Elmalar..

Siz elmayı seversiniz ama elma sizi sevmek zorunda degildir. Sonucta o gökten düsmüstür, sevmeyi bilmez!

Hayaller.

Gidebilecek misin gerçekten.
Silebilecek misin yaşanmışlıkları.
Ben de gelmeyecek miyim yüreğinde, gittiğin her yere?
Gidecek misin?
Yitecek misin?
Yitirecek miyim senden kalan ne varsa.
Bu kadar kolay olacak mı?
Nereye kadar kaçabileceksin kendinden, yüreğinden, benden?
Bir son var mı gerçekten bizim için.
Sensiz bir son yazmamıştım ben hayallerime..

Geriye Kalan.

İlk değişen sen olmazsan sonradan acıyla değişirsin.
Onu büyüten zamanken; seni büyüten aşk olur, acı olur.
Sen değişmezsin. O değişir, sevgisi değişir..

o aşık olduğun bakışlar değişir.
Yerinde taştan bi adam; sadece bakıyor olmak için bakan gözler bulursun..
Ve bunun acısı da sana kalır.
Sen içindeki aşkla yanarken onun buz gibi gözlerine bakamazsın.
Baktığında görmeye alışkın olduğun sevgi tutku aşk..
Bunları bulamadığında buna katlanmayı öğrenmek de sana düşer..
O sessizce zamanla değişirken, sen zamanın getirdiği acılarla değişmek zorunda kalırsın..
Onsuzluk fikriyle yaşamaya çalışırsın..
Sen onunla gittiğiniz yerlere gidemez,
Kokusunu duymamak için nefes almadan yaşamayı denerken,
Anıları içinden atmaya çalışırken..
Görürsün ki o mutlu.. Her şeyi silip atabilmiş içinden.. tek kelimeyle..;

BİTTİ.
O seni bitirmiş.. Ve yeni başlangıçlar yapmış çoktan..

O büyük aşktan geriye kalan bu mudur?
Bu büyük aşıkların hak ettiği son bu mudur ?
Ya da sonu böyle biten bir şey gerçekten aşk mıdır?
Aşk var mıdır ??

Karısık.

Ben aynı anda mutluluğu yaşarken aynı anda acıya tadanım.
Ben senin yarattığın, görmediğin, duymadığın, bilmediğin
esirinim.
Sen bilmiyorsun.. Her şey ve herkes aklımdan geçiyor da bir tek sen kalıyorsun..


Tutuklu kalıp, vazgeçememek düştü ellerime kaderden.
Neye sahip olduysam, hiç kaybetmeyecek gibi tutundum ellerine.
Oysa her “
Benim” dediğim haber bile vermeden gitti.


" Seni almadan içimden nasıl giderim?”

Gelseydin eğer kendimi bile kovardım yanımdan
Gelmedin yine
kendimsiz kaldım ardından…



Ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında
İki büklüm acılarla …
Patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum
Patlamamaya hazır bir bomba oluyorum
Ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç?
Bende mi eksikti sen de mi fazlaydı sevinç?
Dilsizler yalan söyleyemez anladım,
Ya ben konuşamadım ya sen sağırdın!


Her şeye rağmen bana öyle çok sığdın ki
İçimde kimseye yer bırakmadın


“Gittin değil mi?
Şimdi ne desem kar yağıyor…”

-bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek..


Sevmiyorum de çek git! Ama sevdiğimi sandım deme..
Hayatının bir diliminde olma pahasına sensizliğin kınasını her gece yaşayarak sabah seni kaldığım yerden sevmeye devam ederim..
ßen seni sevmeyi seçerken başkasının yaşamını yaşama bedelini seçtim..


Ben aşkı kırmızı bilirim, sevgilinin göğüslerine dokunan elin yüzüne taşıdığı kırmızıdan, ayrılıkların açtığı görünmez yaralardan kanayan kan kırmızısından bilirim aşkı… Âşıktık ve aşk hep başka bir şeydi…